Türk turizm sektörü ilk günden bugüne kadar sorunlarla boğuşuyor. Mali sıkıntılar, yetersiz kadro, Pazar alanı oluşturmada sıkıntılar, tanıtım sıkıntıları, kalifiye personel vs.
Turizm Otelcilik bitirip sektöre çok yanbancı kalan öğrenciler neredeyse okulda öğrendikleriyle reel alanda uyuşmayan bilgilerle başlıyorlar Turizm hayatına. Yetersiz staj dönemleri, uygulamada ve yönlendirmede eksikliler vs.
Atalarımız derki; geçmişini unutanın geleceği olamaz. Buradan yola çıkarsak aslında sorunlarımızın kaynağı belli. Eğer bir sorunun kaynağı belli ise çözümü de o kadar kolay olur. Fakat biz çözümü henüz üretebilmiş değiliz.
Bakın; size bir kaç örnek vereyim.
Bugüne kadar Turizm Bakanlarımız en az 1 ay, en fazla 3 yıl görev yapabilmiş. Bakanlarımızın yüzde 80’i Turizmle alakası olmayan insanlardan seçilmiş. Mesela;
1957 – 1963 yılları arasında yani 6 yılda 9 bakan değişmiş.
1963 – 1981 yılları arasında yani 18 yılda 17 bakan değişmiş.
1989 – 2003 yılları arasında yani 14 yılda 16 bakan değişmiş. Bunların içinde 1 ay, 2 ay, 3 ay görev yapanlar var.
En uzun Bakanlık yapan 1957 – 1963 yılları arasında Ahmet Celalettin KARASAPAN tam tamına! 1 yıl görev yapmış. Bu yıllarda diğer bakanların görev süresi 7 ayı geçmemiş.
1989 ile 2006 arasında 2.5 yıl Fikri SAĞLAR, yine aynı yıllar arasında görev yapan Ömer ÇELİK 3 Yıl görev yapmış. Bu yıllarda aynı ay içerisinde göreve getirilip, tekrar görevden alınan Bakanlar var.
Turizmle ilgili en iyi atılımlar 2007-2013 yılları arasında Turizm Bakanı olan Ertuğrul GÜNAY tarafından yapıldığı kanısındayım. En başta Mesela ‘Yeşil Yıldız Projesi’ Ertuğrul bey zamanında hayata geçirildi. Yeşil Yıldız belgesine sahip otellere bir takım teşvikler verildi, Yeşil Yıldız belgesine sahip otel işletmecilerine enerji konusunda indirimler yapıldı ve daha pek çok avantajlar sağlandı. Bu büyük bir adımdı hem işletmeler adına hem çevreyi koruma adına. O dönem de Sn. Günay için’de bir çok eleştiri vardı. Ama yolun sonunda gördük ki Turizme ciddi katkıları oldu. Eh şu an yapılan “çevre koruma teşvikleri” vs. Zaten bu yeşil yıldız projesinin bir devamı değil mi?
Siyasi kaygıları ve kişisel hesapları bir tarafa bırakmak şart. Aksi halde bunun hiç kimseye, özellikle’de Turizm sektörüne bir faydası olmaz. Bu gerçeğin idrakına varmamız gerekiyor. Yapıcı projeleri sektörün birleşerek üretmesi şart.
Yıllar sonra Turizm sektörünün tam da içinde olan, sektörün acenta ve otel tarafında işletmecilik yapmış, sektörün sorunlarını en iyi şekilde bilen Sn. Mehmet Nuri ERSOY Turizm bakanı oldu. Belki de tüm sektörün kangrenleşmiş sorunlarına bir çözüm bulacak tabi bazı çevreler izin verirse!
Neymiş efendim bakanın oteli varmış içinde casinosu varmış, yok kendi şirketine tölerans tanıyor diğer acentalar çalışamaz duruma gelmiş filan. Geçiniz bunları... Bu konu yıllardır süregelen bir sorun, ne Sn. Bakanla ne de ETS ile ilgisi yok. Bu sorunu geçen yazımda “TEK SUÇLU ETS Mİ? Başlığıyla yayınlamıştım.
Bakanı alın görevden! Yerine kimi koyacaksınız? Otel Genel Müdürünü mü? Yada STK’lardan birini mi? Ve ya sektörü bilmeyen bir acente sahibini mi, aynı şekilde bir otel sahibini mi?
Yıllardır “sektörümüzü bilmeyeni bakan yaptınız” diye bağıran kim di? Yani amacınız nedir? Üzüm yemek mi? Bağcı dövmek mi?
Sn. ERSOY’un Türkiye adına bu sektöre katacağı ve büyük projelere imza atacağı konusunda şüphem yok. Geçmiş dönemlerin Turizm Bakanlarını yukarıda anlattım. Ve bence şu an daha yolun başında olan Bakanı eleştirmek yerine, sektör ileri gelenlerinin ciddi anlamda destek vermesi yerinde olur.
Bu istikrarsızlık yetmez gibi Turizm Bakanlığı ilk yıllarda BASIN-YAYIN VE TURIZM BAKANLIĞI, daha sonra KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI ve tekrar TURIZM BAKANLIĞI Olarak sürekli değişikliğe uğramış. Yani hangi kaba koysak olmamış!
Önemsiz bir sektör olarak görünmüş olacak ki gereken hassasiyet bir türlü gösterilmemiş ve atanan Bakanların çoğuda dediğim gibi Turizmle alakası olmayan insanlardan seçilmişler. Düşüne biliyor musunuz? 14 yılda 16 bakan! Yıllığa vursan 1 yıl etmiyor görev süresi...
Sahiller devasa otellerle dolu. Yatak sayımız her geçen gün artarken turisti nasıl getireceğimizi kara kara düşünüyoruz. Aslında yüzde 50 doluluk fena değil! En azından yataklarımızın çoğu yıpranmamış oluyor...
Her yeni bakan geldiğinde bir master plan var. Planın ortaya çıkması yaklaşık 6-7 ay sürüyor, gitti sana bir sezon. Uygulanmaya geçmesi 6-7 ay sürüyor gitti bir sezon daha, bu planın sonuçlarının değerlendirmesi 7-8 ay, bir sezon daha gitti, etti sana 3 sezon. Eh.. zaten bu arada bakan’da gideli 2 sezon oldu! Sil baştan yeniden. O kadar süre görevde kalabilen Bakan olmamış çünkü...
Bununla bitiyor mu? Hayır.
Acentalar uçak firmalarıyla, otelciler acentacilarla sorunlar yaşarken. Sektörün büyük bir bölümünün sezonluk olması da cabası. 5-6 ay çalış,5-6 ay tatil yap! İşletmeci perişan, çalışan perişan! Sorunlar çözüldü mü? Hayır. İşletmelerin maliyeti düşürmek adına kalifiye-liyakat aramadan işe aldıkları personel ve yöneticiler, sektöre darbe vururken! hizmet kalitenizi yerle bir ederken ve iş bilmezliğin sonucu olarak size daha kaymaklı? bir maliyet oluşturmasına göz yumulurken, bu sorunların çözümünü tepeden aşağıya düzelterek gelmek lazım ve ancak bu şekilde bir çok kangrenleşmiş sorunların üstesinden gelmek mümkün olabilir... olaylara burdan bakınca Her Şey Dahil sistemi can simidi olmuş Turizm için.
Ne Turizm sektörü ileri gelenleri ne bakanlık ne de sektör çalışanları bu işe kalıcı çözümler üretmiyor/üretemiyor. Sektör adeta mengeneye sıkışmış vaziyette günü kurtarma çabasından ileri gidemiyor. Sonra haberlerde izliyorsunuz işte; şu kadar Turist geldi rekor kırdık, doluluklarımız beklentimizin üzerinde filan...geçiniz efendim bunları, kar marjınız ne kadar ondan haber verin. Teker zor dönüyor!...
Son 10-15 yıldır yetersiz kalan ama bazı ciddi çalışmalar yapılmaya başlandı. Çünkü baktılar ki; Turizm sektörü ülke ekonomisine can veren en önemli damarlardan biri. Sağladığı istihdam azınmayacak kadar iyi derecede, ülke ekonomisine katkısı görmezden gelinmeyecek kadar çok... Bütün bu sorunları öncelikle kendi içimize ve sorunlarımıza gerçekçi bir gözle bakarak, günü kurtarmak yerine, yıllarımızı kurtaracak tedbirler alarak çözmek durumundayız.
Halka soralım mesela; kaç tane tur şirketinin, kaç tane acentanın, ya da kaç tane tatil beldesinin adını biliyor? Öne çıkmış bir kaç acenta ile, marka olmuş bir kaç otelle, ün yapmış bir kaç tatil beldesi ile bu iş olmaz, olamaz.
Biz kendi halkımıza dahi Turizmi tanıtamamışız ki; gerisi gelsin. Ne kadar çok tanıtım bakanı, ne kadar çok Turizm bakanı görevlendirirseniz görevlendirin, böyle devam ettiği sürece bu sonuç değişmez.
Bundandır ki diyorum; Sn.Mehmet Nuri ERSOY’a yani Bakanımıza destek verilsin, güzel ve yararlı hatta isabetli projeler ortaya çıksın!...
Gördüğünüz gibi; Turizm Bakanı çok ama...
1957 – 2019...Turizme BAKAN YOK malesef!
Yorumlar 1
Kalan Karakter: