İnşaatın büyük oranda tamamladığı adanın ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, AK Parti Ankara Milletvekili Mücahit Arslan, MESA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Boysanoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yassıada'ya Yaslıada dediğini belirterek, "Ama şimdi yeni adıyla Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak adını 14 Aralık 2013'de koyduğumuz bu adanın fevkalade bir durum olmazsa yılsonu itibariyle açılışını yapacağız. Bu konuda TOBB ile yaptığımız anlaşma ve bu arada yüklenici firmanın yapmakta olduğu çalışmalarla, zor şartlara rağmen, tüm malzemenin dışarıdan buraya getirilmesi, burada inşaatların sürdürülebilmesi, çevre düzenlemesi ve peyzaj tüm bu çalışmaların hakikaten kolay şartlarda olan bir çalışma değil. Ama bütün bu zorluklara rağmen yaklaşık 5 yılı bulduk" dedi.

Erdoğan, “Darbenin 59. yıl dönümünde darbenin şehitleri merhum Başbakan Adnan Menderes ile bakan arkadaşları Hasan Polatkan, Fatin Rüştü Zorlu birlikte bu adada yargılandılar, ama İmralı'da da ne yazık ki idam edildiler. Yassıada'yı ziyaret ederek sona gelen çalışmaları istedim ki yerinde bir göreyim. Sürekli buradan geçişte helikopterle denetledim, baktım. İnşaat süreci içerisinde ilk defa inerek yerinde görelim istedim. Sizlerde zannediyorum yargılamanın yapıldığı salonun dışında her yeri gördünüz. Salonun henüz iç kısmı bitmiş değil. Bunu da yılsonu itibariyle bitirmiş olacağız. Böylece adayı, temennim odur ki; sadece ulusal değil uluslararası bazda da toplantılarımızın yapıldığı bir ada haline getirelim. Burada toplantı yapılır, diyelim 3 gün 4 gün girilir, 1 haftaysa 1 hafta girilir ve burada bu toplantılar yapılır. Ondan sonra da sonuç burada açıklanarak bu toplantılar buradan dağılır. Bunları şehrimizin merkezinde yaptık bu güne kadar. İstanbul'da, Antalya'da yaptık. Şimdi de böyle bir adada, böyle bir yerde, hiç kimsenin gelmediği, sadece aktörlerin geldiği ve toplantıya katıldığı bir yer olarak burayı değerlendirelim istedik" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB'nin projeye evet dediğine dikkat çekerek, “İşletmesiyle kendilerine ait olacak. Bu işletmeyle birlikte bizlere de belli bir süre tahsis edilmek üzere, devlet olarak da müsaade ederlerse bazı toplantılarımızı burada yapacağız.'' dedi.
Gazeteciler, gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleriyle gerçekleştirdiği söyleşinin ardından Erdoğan, soruları yanıtladı.
Erdoğan, objelerle beraber kütüphane konusunda çalışılabileceğini, uygun bir bölüme proje içinde kütüphane konulabileceğini anlattı. Erdoğan, kütüphanenin Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın tarihini bugüne taşıyacak şekilde güçlü bir kaynak, arşiv oluşturacak şekilde yapılabileceğini belirterek, “Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde 5 milyon ciltlik kütüphaneyi şu an bitirmek üzereyiz. Bir de İstanbul'da Rami Kışlası'nı Ankara'dan daha güçlü bir kütüphane haline getiriyoruz. Bu 6 milyon ciltlik bir kütüphane olacak. Ama dijital ortamda bu kitaplar sergilenecek. İnşallah bu adımları atmanın yanında Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na da kendisini tanımlayan bir kütüphaneyi kazandırmış oluruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işletmesiyle ilgili bir netlik olup olmadığı, İstanbul'dan her gün ziyaretçi gelip gelemeyeceği, otellerin her zaman açık olup olmayacağına şeklindeki bir soru üzerine ise, işletmeyle ilgili oluşum tamamlandığını söyledi.
Erdoğan, işletmeyi TOBB'un yapacağını belirterek, “Devlet ticaretle uğraşmaz. Belli toplantılarda bu oteller kullanılırsa burası yürümez, iflas eder. Denizin aşırı tehdidi olduğu zamanlarda belki gidiş gelişlerde sıkıntılar yaşanabilir. İnşallah gidiş geliş noktasında daha iskeleler bitmedi. Deniz otobüsü, İDO gibi deniz araçlarıyla inşallah gidiş gelişler olacak. Aslında adaya karadaki yaklaşımlar Ataköy'den 16 kilometre, Kadıköy'den 13 kilometre, Suadiye'den 14 kilometre, Heybeli 5.5 kilometre, Büyükada yaklaşık 10 kilometre, Pendik 14 kilometre civarında. Araç noktasında İDO'nun, şehir hatları, deniz otobüsleri sürekli servis yapabilecekler. Belki o konuda kendi servisleri olacak" şeklinde konuştu.
Yorumlar 1
Kalan Karakter: