Başbakanlığa bağlı olan TİKA, Yurtdışı Türkler, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu gibi kurumların Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlanmasının ciddi bir iş yükü ve sorumluluk olduğunu, aynı zamanda Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından olan turizmin de bu bakanlık eliyle yönetildiğini kaydeden Oral şunları söyledi:
''Özellikle 2 yıldır her bütçe görüşmesinde vurguladığım bir hususu burada da vurgulamak istiyorum: Bu bakanlık kesinlikle bölünmelidir. Turizm Bakanlığı kurulmalıdır. 27. dönemde Türkiye Turizm Tanıtma ve Geliştirme Ajansı’nın kuruluşunu bizler gerçekleştirdik. Özellikle Ajans’ın sayıştay denetimine tabi olmamasını eleştirdik. Baker Tilly – Güreli şirketinin hazırladığı bir bağımsız denetim raporu tarafımıza ulaştı. Bu şirket daha önce Varlık Fonu’nun da denetimini yapan şirkettir. Ben burada sormak istiyorum. Sayıştay’ın yapamayıp da Sayın Hüsnü Güreli’nin şirketinin yapabildiği denetim nedir?''
2020 yılında gerçekleşen 717 milyon liralık bütçenin 408 milyonunun genel bütçeden aktarıldığını, genel bütçeden aktarılan bu kısımın neden Sayıştay denetimine tabi olmadığını kaydeden Oral şöyle devam etti:
''Devletin verdiği parayı neden İngiltere merkezli bir şirketin Türkiye temsilciliğine denetletmekteyiz? Denetim için şirkete ne kadar ödeme yapılmıştır, öğrendiğimiz kadarıyla davet usulü yapılan ihaleye başka hangi şirketler davet edilmiştir kamuoyuna açıklanmalıdır. Ajans 242 milyon TL, TV reklamlarına para harcamıştır. Biz bu paranın hangi kanallara harcandığını bilmek istiyoruz. Ya da Türkiye merkezli kanalların yurt dışı yayın yapan kollarına para harcanmış mıdır öğrenmek istiyoruz? Turizm payında her bir emekçinin, her bir şirketin her bir işletmecinin alın teri ve emeği vardır. İşletmecinin karına bakılmadan alınan bu payın 1 kuruşu dahi boşa giderse turizmcinin elleri iki yakanızda olacaktır.''
Yorumlar
Kalan Karakter: