İlk yerleşimin MÖ 4200 yıllarına kadar gittiği Sagalassos antik kenti UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine girmeye hazırlanıyor.
En eski yerleşim izleri milattan önce 4 bin 200 yıllarına dayanan Sagalassos antik kentinde ortaya çıkarılan her yapı Anadolu’nun ve uygarlık tarihinin kültürel zenginliğine değer katıyor. Kazıların 1990’dan beri Belçikalı bilim heyeti tarafından yapıldığı kentte arkeologlar 3 gün önce mitolojide ‘şans, talih tanrıçası’ olan Thyke’nin heykel başını buldu. Kazı Başkanı Prof. Dr. Jeroen Poblome, “Taze taze, bu sabah çıktı” diyerek heykel başını basın mensuplarına gösterdi.

Dünyaca ünlü arkeolog Prof. Dr. Marc Waelkens tarafından ilk olarak 1990 yılında keşfedilen Sagalassos’da yapılan arkeolojik kazılarda gelinen nokta, yeni buluntular, restorasyon ve konservasyon çalışmaları, kazı başkanı Prof. Dr. Jeroen Poblome tarafından yerinde anlatıldı. 1991 yılından bu yana kazı ekibinde yer aldığını ve 2014’te de kazı başkanlığına atandığını belirten Poblome, “Kentin anıtsal merkezinin büyük bir kısmı ortaya çıkmış durumda. Yukarı ve aşağı agora etrafında gelişmiş olan Sagalassos kent merkezinde anıtlar toprak altında iyi korunmuş bulundu. Geçen 20 yılda, özgün yapı taşları kullanılarak bazı anıtların yeniden ayağa kaldırılması sağlandı. 2019 sezonunda İmparatorluk Dönemi’ne ait Roma Hamamı kompleksinde de onarım çalışmalarına devam ediyoruz” dedi.
Yapılan özenli çalışmalar neticesinde ayağa kaldırılan mimari yapıları ve yeni buluntuları ile dünya literatürüne girmeyi başaran Sagalassos Antik Kenti, son yıllarda bilimsel yayınlarda adından sıkça söz ettiriyor. Yılda 200 bine yakın yerli ve yabancı ziyaretçi ağırlayan kent, UNESCO Geçici Miras listesinde yer alıyor. Asıl listeye girmek için çalışmalar devam ederken kazı başkanı Poblome, antik dönemdeki gibi sokaklarında insanların gezdiği bir şehir olacağına dikkat çekiyor. Yaklaşık 3 bin parçasının tekrar bir araya getirilmesiyle ayağa kaldırılan Antoninler Çeşmesi’nden sonra, çeşmenin bulunduğu Yukarı Agora’daki restorasyon çalışmaları sürüyor. Son sekiz yılda, Yukarı Agora’nın dört köşesinde yer alan yaklaşık 11 metre yüksekliğindeki dört onursal sütun ve agoranın giriş-çıkışlarını sağlayan üç anıtsal kapının ayağa kaldırılması sonucu şehir mimari yapılarıyla görünür hale geldi.
Yorumlar
Kalan Karakter: