Yaptığı yazılı açıklamada Türkiye turizminde kalbi besleyen ana damarların tur operatörleri, kılcal damarların seyahat acentaları olduğunu belirten ve bu damarın tıkandığında kalbin sağlıklı çalışmayacağını ve turizmin olmayacağını belirten Vardar bu damarda özellikle son üç yıldır ciddi tıkanmalar yaşandığını kaydetti. Kalbin daha sağlıklı çalışabilmesi için seyahat acentalarının sesini daha güçlü duyurmasının şart olduğunu belirten Vardar yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
''Bunu yapabileceğimiz alanlardan biri ise Kültür ve Turizm Bakanlığının kurduğu, ülke turizmini geliştireceğine inandığımız Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) oldu. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'ne (TÜRSAB) kayıtlı acentaların tamamı out-going yapan acentadan in-coming yapana, uçak bileti kesen acentadan M.I.C.E. acentasına kadar turizmin tüm bileşenleri olarak çok zor bir dönemden geçiyor olmamıza rağmen ciromuzdan ödediğimiz yıllık paylarla TGA’ya destek verdik. Ancak burada seyahat acentalarımızın doğru bir şekilde temsil edilemediğini gördük, görüyoruz. Halihazırda bu kurum elde ettiği geliri yurt dışında Türkiye’yi daha iyi tanıtmak için harcıyor. Fakat Türkiye’den yurt dışına turist taşıyan ya da yurt içinde yerli turiste hizmet veren acentalar için bu tanıtımın bir katkısı olmuyor.''
Önce ben diyen bir zihniyetin bu ülkeye bir faydası olmayacağını, seyahat acentalarının bir bütünün parçaları olduğunu ve hep birlikte güçlü ve hep birlikte varolduklarını kaydeden Mete Vardar TGA’ya katkı sunulmamasının değil, seyahat acentalarının tamamının en doğru şekliyle temsil edilmesinin taraftarı olduğunu belirtti.
Yorumlar
Kalan Karakter: