TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayını bekleyen Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkındaki Kanun ile ilgili belediye belgeli otelciler, pansiyonlar ve apart gibi konaklama tesisleri, ajans bütçesi için kendilerinden de para toplanacak olmasına rağmen yönetimde temsil ve seçme hakkı tanınmadığından şikayet etti.
Grup Oteller ve Benzer Konaklama Yerleri Meslek Komitesi Üyesi Alp Özel, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) 36'ncı toplantısında yaptığı açıklamasında, TBMM'de kabul edilen kanunun ajans bütçesinin oluşturulmasıyla ilgili 6'ncı maddesine göre, Türkiye genelindeki tüm belediye işletmeli konaklama tesislerinden de cirosunun binde 7.5 oranında para toplanacağını kaydetti. Alp Özel, "Yasada hem bakanlık belgeli hem de belediye belgeli tüm konaklama tesislerinden para toplanacak olmasına rağmen, belediye belgeli otelcilere seçme ve seçilme hakkı tanınmıyor. Belediye belgeli oteller para toplanırken var ama temsilde yok" dedi.
Özel, "Yasa TBMM Genel kurulu'nda kabul edildi ve Cumhurbaşkanının onayını bekliyor. Biz küçük otelciler ve belediye belgeli otelciler de eğer para veriyorsak, seçme ve temsil hakları tanınmasını istiyoruz. Turizmin esas bel kemiği küçük otelcilerdir. Türkiye genelinde 10 binin üzerinde konaklama tesisi var ve bunların 7-8 bini belediye belgeli işletmeler. Antalya'da Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verilerine göre 1910 belediye belgeli işletme, 889 bakanlık belgeli işletme var" dedi.
Özel, "Bize seçme ve seçilme hakkı tanınmıyor. Biz de oy kullanmak, temsilci göndermek istiyoruz. Türkiye turizmi sadece resort oteller üzerine kurulu bir sistem olarak düşünülmemeli" dedi.
Turizm Ajansı'nın kurulmasının turizmciler arasında uzun süredir tartışılan bir konu olduğunu söyleyen Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Burhan Sili ise "Sektörün tartıştığı nokta fon oluşturulması anlamında değil, turizmin yönlendirilmesi noktasında bir çatı altında toplanarak ortak kararla ülke turizm stratejisinin belirlenmesi konusu. Turizmde tüm paydaşlardan ortak bir gelir elde edilmesi ve bunun turizme, turizm tanıtımına, turizm projeksiyonuna aktarılması noktasında bir hakkaniyet olması gerektiğini düşünüyoruz. Orada yüzdeler veya bindeler belirlenirken ortaklık durumu söz konusu olmalı. Bununla ilgili endişelerimizi daha doğrusu önerilerimizi hem komisyona hem de bakanlığımıza ilettik" diye konuştu.
Bazı turizmcilerin bakanlık ruhsatından çıkarak, belediyeden alacağı ruhsatla bu uygulamadan muaf olmak istediğine ilişkin kararını da değerlendiren Burhan Sili, "Belediye ruhsatı veya bakanlık ruhsatı olması önemli değil. Bildiğim kadarıyla konaklama sektörü deniyor. Bu konaklama sektörü içerisinde hem belediye belgeli diye tabir ettiğimiz işyeri açma ruhsatı ve belgesi ile çalışanlar dahil hem de bakanlık belgeli olanlar dahil, sonuçta bu bir vergi olacak" dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: