Haber Detayı
15 Kasım 2017 - Çarşamba 06:41 Bu haber 4782 kez okundu
 
Radisson’un Renkli Yüzü: Park Inn Ankara
RÖPORTAJ Haberi
Radisson’un Renkli Yüzü: Park Inn Ankara

Röportaj: Şefika Onur Akatay   Park Inn By Radisson Ankara, ultra modern dekora sahip 114 odası ile lüks, konforlu ve ferah. Rengarenk lobisi, isteğe göre ayarlanabilir renkli yatak başları, kırmızı veya mor oda seçimi, dış cephenin renklenen aydınlatması ile alışılagelen şehir oteli konseptine cidden renk katıyor. Otelde karşılaştığınız her detaysa ezber bozuyor…   Otelin Genel Müdürü Yıldıray Yurdakul ile otele ve sektöre dair bir sohbet gerçekleştirdik.   Dünya çapında bir grup olan Radisson’un farklı konsepte sahip otelleri var. Bize bunlardan ve Park Inn’den bahsedebilir misiniz biraz? Radisson, üst çatı grup olan Rezidor’un  bir markası. Bunun içinde Radisson Blu, Red, Park Inn gibi farklı konseptler var. Bunların en üstünde de Corpus otelleri sayabiliriz. Çok özellikli oteller. Dünyada 5 tane var. Bizim otelimiz olan Park Inn, grubun içerisinde 4 yıldız segmentinde olup, sağladığı şartlar  anlamında Türkiye’de Turizm Bakanlığı kriterlerine göre 5 yıldız alabilecek kapasitede bir otel. 114 odamız var. Yaklaşık 1000 m2 lik spa’mız bulunuyor. Radisson grubunun güvenlik kriterlerine de çok uygun bir otel.  2016 yılında Rezidor grubunda açılan oteller arasında Park Inn kategorisinde örnek otel seçildi. Hem mimari yapısıyla, hem içeride kullanılan malzemenin kalitesiyle…   Otel ne zaman açılmıştı? 2016 Temmuz ayında… 2017 Mayıs ayında da ben göreve geldim.   Siz turizm sektörüne ne zaman, nerede başladınız? 1989 yılı Şubat ayında, İçkale otelinde başladım. 2.5 yıl çalıştıktan sonra Sheraton Ankara oteline geçtim. Yiyecek-içecek departmanı kökenliyim ben. Orada yaklaşık  5.5 yıl çalıştıktan sonra askere gittim. Döndüğümde de Dedeman grubu ile çalışmaya başladım. Ankara Dedeman’daydım ama grubun yurtiçi, yurtdışı otellerinin hem açılış hem de eğitim ekibinde yer aldım. En son Konya Dedeman’ın açılışını ve yiyecek içecek müdürlüğünü yaptım. 1.5 yıl sonra Ankara Dedeman’a geri döndüm. 2014 yılının Mart ayında burası satıldığında Erbil Dedeman’ın genel müdürlüğünü yapmak üzere görevlendirildim. Yaklaşık 1.5 yıl çalıştıktan sonra geri döndüm. Ankara Plaza otelinde 1 yıl çalıştım. Sonra da burada göreve başladım. Yani 19 yaşımdan bu yana turizmdeyim.   Peki bu sektörde çalışmanın zorlukları ve keyifli yanları neler? Misafir ve memnuniyet odaklı olduğunuz için bazen herkesi yüzde yüz mutlu edemiyorsunuz. Ama bizim için önemli olan mümkün olabildiğince yüksek oranda memnuniyeti yakalamak. Örneğin, bir toplantı ya da balo salonunun olması gereken bir sıcaklığı vardır. Kimi ince giyinir, kimi kalın; kimi alkol alır, kimi almaz. Siz mekanı ortalama bir ısıda tutarsınız. Bir bakarsınız, bazıları şikayet eder, bazıları memnun kalır. Bu spesifik bir örnek. Buna benzer çok şey var. Herkes en çok kendisiyle ilgilenilsin ister. Ama biz misafirlere eşit olarak o ilgiyi ve mesafeyi  ayarlamak zorundayız. Dönem dönem bu tip şeylerin sıkıntısını yaşamıyor değiliz. Zor bir meslek ama misafirin gülümsemesi veya teşekkürü tüm yorgunluğumuzu alıyor. Mesleğe yeni başlayanlara tavsiyem, günlük tutsunlar. Ben o kadar güzel ya da stresli anlar yaşadım ki… Geri dönüp baktığımda bunlardan bir kitap çıkar. Sadece benim için değil, sektördeki tüm arkadaşlar için geçerli bu. Bir de çok insan tanıyorsunuz. Yabancılar, ünlüler de var tabi… Cumhurbaşkanını da görüyorsunuz, protokolü de tanıyorsunuz. Dünya mutfaklarını öğreniyorsunuz. Siz başkalarına eğitim verdiğiniz gibi, eğitim de alıyorsunuz. Başka kültürleri tanıyorsunuz. Bitmiyor hiç bu süreç. Aktüeli takip etmek zorundasınız. Tarihi dokuyu bilmek, insanların alışkanlıklarına dikkat etmek zorundasınız.   Peki, tekrar buraya dönecek olursak… Park Inn’in konsepti ve hizmet anlayışı nedir? Rezidor grubu, özellikle çevreciliği ve insan haklarını göz önünde tutarak yeni bir anlayışla büyümeye devam ediyor. Bizim grubumuz, ‘hayatı renkli yaşa, hayata renk kat’ konseptiyle öne çıkıyor. Etraftaki renkleri ve uyumları görüyorsunuz. Bir de çevreci olmamız çok önemli. Mesela aydınlatmalarımızın %99’u led. Hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de çevreye saygılı. Green Key sertifikamız var.  Çöplerin ayrıştırılmasından tutun da çevreyi daha az kirletmeye kadar her bir noktada kağıt, plastik, cam vb. atığı ayrıştırıyoruz. İnsan hakları boyutunda ise hem çalışan hem de misafirin haklarını koruyan noktalarda çok hassasız. Güvenlik en önemli konulardan biri. Bunlarla ilgili standartları sağlayamaz iseniz grup, ismini geri çekiyor. Tüm bunlar burada maksimum seviyede düzenlendiği için sorunumuz yok.   Otelin Çankaya’nın bu yukarı bölgesinde açılmasının tercih sebebi nedir? Öncesinde tabi ki bir analiz çalışması yapıldı. Çankaya çok büyük bir ilçe. Bu civarda büyükelçilikler var. Ayrıca çok katlı lüks iş merkezleri yapıldı. Buralara önemli kurumlar taşındı. Dolayısıyla tüm bunlar bize katkı sağlayacaktır.   Otel oda-kahvaltı şeklinde mi hizmet veriyor? Evet ama toplantı segmentinde konaklamalı kalınca yarım ya da tam pansiyon da uyguluyoruz.   Başka hangi bölümler var otelde? SPA var. 3 tane masaj salonu, biri VIP olmak üzere 2 ayrı hamam… Bu alanlar dışardan da üyelik sistemiyle kullanılabiliyor ya da kiralanabiliyor. Gelin hamamı yapıyoruz mesela. Hamamla birlikte jakuzi, duş, sauna, buhar odası… da var bünyesinde. Yarı olimpik kapalı havuzumuz var bir de. Ayrıca fitness da mevcut. Misafirlerimiz bu alanlardan çok memnun.  Tabi bir de restoranımız var. Burada da dünya mutfaklarından farklı lezzetlere yer veriyoruz.   Ankara turizmi ile ilgili neler düşünüyorsunuz? Var mı böyle bir potansiyel başkentte? Anıtkabir, Kale, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Resim Heykel Müzesi, Etnografya Müzesi, Saman pazarı gibi pek çok yer var görülecek. ATİD (Anadolu Turizm işletmecileri Derneği)’in de bu alanda yapmış ve yapmakta olduğu çalışmalar var. Biz de bunlara katılıyoruz. Hatta en son bu kapsamda Eski Meclis’i gezmiştik. Böyle önemli turistik noktalara otelimizde yer veriyoruz. Broşürlerini koydum mesela.  Ankara’ya iş için gelen misafirin bile arada boş bir günü olabiliyor. Gezilecek yerleri merak ediyorlar. Eğitim ya da toplantı için gelenlerin dahi son günlerinde bir şehir turu oluyor. Deniz olmasa bile o kadar çok gezilecek yer var ki aslında. Tabi güvenle gezebilmeleri de çok önemli. Bir de termal yanı var. Özellikle Haymana iddialı bu konuda. Derneğimizde bununla ilgili çalışmalar da yapılıyor. Aslında şehir zengin. Sıkıntı şu: biz bunu nasıl pazarlayacağız? Sadece sivil inisiyatifle olmaz. Bunun bir şekilde desteklenmesi lazım. Sadece bu da değil. Oteller eski karlılıklarına ulaşamıyorlar. Fahiş fiyatlar yok zaten. Fiyatlar 5-6 yıl öncesinin fiyatları. Ama bu sürede gıdaya, personel giderlerine her şeye zam geldi. Şu süreçte kendi yağıyla kavrulabilen başarılı sayılıyor. Bazen doluluğa oynuyorsunuz. O zaman da geride kar kalmıyor. Tüm bu sıkıntılar doğru projelerle atlatılabilir bence.   Müşteri profiliniz nasıl? Şirket misafirleri, toplantı grupları, elçiliklerden gelenler, UNICEF, BM, UNDP gibi kurumların misafirleri daha ağırlıkta. Ankara içinden gelen kurumlar da var. Smart meeting konseptinde  6 toplantı salonumuz bulunuyor. Konferans, etkinlik ve diğer organizasyonları 360 derece video mapping sistemi ile üst bir seviyeye taşıdık. En üst kattaki Sky Bar’da ise, özel yemekler, davetler yapılıyor.   Fuarlara katılım hakkında fikriniz ne? Fuarların mutlaka faydası var. Ama acaba fuarlar amacına uygun olarak mı yapılıyor? Ben kesinlikle katılma taraftarıyım. Fuarların getirisini hemen alamayabilirsiniz. Mesela İzmir Expo. Orada da bir çok şirket var. Ankara’ya geliyorlar, konaklıyorlar. Bizim için uygun bir fuar olabilir. EMITT’e de katılmayı planlıyoruz. Merkez grupla ya da münferit olarak katılma imkanımız var. Devletin verdiği desteklerden de faydalanıyoruz.  Son yıllarda profesyonel katılımla, halkın katılımı karıştı birbirine. Bunun düzenlenmesi gerek.   Dünya çapında bir grubun parçası olmanın avantajları ve sağladığı kolaylıklar var mı?  Var tabi… Biliyorsunuz globalleşen dünyada internet üzerinden satış kanalları çok önemli bir hale geldi. Hepsinin farklı komisyon oranları var, yaptığınız pazarlığa bağlı olarak. Bizim buralarda grup olarak yapılmış anlaşmalarımız var. En büyük avantajımız hepsinde komisyon oranının eşit olması. Merkez anlaşma yaptığı için standart yani. Bir de yine grup olarak büyük şirketlerle yapılan anlaşmalar var. Ben de bu anlaşma kapsamına gireceğim derseniz, örneğin Sony gibi büyük bir firmanın yurtdışı misafirleri Ankara’ya geldiğinde beni ya da Ulus’taki Radisson’u seçebiliyor. Buralarda marka olmanın gücünü görüyoruz. Bir de tabi marka bilinirliği sebebiyle bir adım öne geçebiliyoruz. Çünkü her konuda standartlarımız var. Kahvaltıda neler konulacağından, dekordaki aksesuara, halının dokusuna kadar… Sonuçta da bunlar müşteriye güven veriyor, belli bir kaliteyi hep koruyor. Zaten yapılan denetlemelerde oldukça yüksek puanlar aldık.   Çok teşekkür ediyoruz Yıldıray bey… Ben teşekkür ediyorum Onur hanım.   RADISSON PARK INN ANKARA İLETİŞİM BİLGİLERİ Aleksander Dupcek Cad. No:7 Çankaya Oran Mah/Ankara  0312 439 70 00
Kaynak: (THM) - Turizm Haber Merkezi Editör: Volkan Öztürk
Etiketler: Radisson’un, Renkli, Yüzü:, Park, Inn, Ankara,
Yorumlar
Haber Yazılımı